ÜMİT KAFTANCIOĞLU’NU SEVGİ VE ÖZLEMLE ANIYORUZ
ÜMİT KAFTANCIOĞLU’NU ÖLDÜRÜMÜNÜN 32. YILINDA SEVGİ VE ÖZLEMLE ANIYORUZ
GÖSTERMELİK 12 EYLÜL DAVALARI ACIMIZI DİNDİRMİYOR!
Ümit Kaftancıoğlu 1935 yılında Ardahan’ın Sazkara (Koyunpınar) köyünde doğdu. Asıl adı Garip Tatar’dır.
Yoksul, yedi çocuklu bir ailenin beşinci çocuğuydu.
Kuzeydoğu Anadolu’nun zengin kültürü ve Türkmen gelenekleri içinde büyüdü.
Cılavuz Köy Enstitüsü’nü bitirdikten sonra çeşitli yerlerde öğretmenlik yaptı.
Neredeyse tüm ömrünü halk kültürü üzerinde araştırma ve derlemelere adamıştı. “Yüksek Yüksek Tepelere Ev Kurmasınlar” ve daha birçok türküyü günyüzüne çıkararak TRT aracılığıyla üstkültüre taşıdı. Köroğlu kollarını derledi, “Tek Atlı Tekin Olmaz”la çok sevdiği anasından ve çevresindeki köylülerden dinlediği masalları toparladı.
“Dönemeç” adlı öykü kitabı 1970 yılında TRT Büyük Ödülü aldı. Hakullah adlı röportajıyla 1972 Ali Naci Karacan Birincilik Armağanını kazandı.
Tüm yapıtları ve özellikle kendi yaşam öyküsünü de barındıran YELATAN adlı romanı grotesk halk kültürünün çok zengin öğeleriyle yüklüdür.
Kaftancıoğlu, halk kültüründeki insanı çoğaltan, doğayla bütünleştiren, sınıflı toplumun tüm hiyerarşilerine ve iktidar ideolojisi durumuna getirilmiş kutsal bilinen değerlerine gülmeceyle karşı çıkan tarzı biçeminin ana öğesi yapmıştı.
Dünyadan parayla satın alınabilen değerler bakımından yoksul, içler acısı koşullarda yaşayan bir toplumdan çıkmış, yaşamını sarıp sarmayalan bin iki yüz çeşit kır çiçeğinin, Yelatan dağının, Ilgar dağının amansız kışlarının, zengin halk anlatılarının yazarı ve araştırmacısı olmuştu.
11 Nisan 1980 günü, evinin önünde, küçük kızı Pınar’ın yanında üzerine tam on altı kurşun sıkılarak öldürüldü.
O kurşunları sıkan elin arkasındaki egemen güçler, o gün “milliyetçi” söylemlerle koşullandırıyordu zavallı beyinleri; bugün sahte 12 Eylül yargılamalarıyla günah çıkarırken inanç istismarı üzerinden tekil bir dili egemen kılmaya çalışıyorlar.
Kaftancıoğlu ailesi, göstermelik 12 Eylül davasında müdahil olmak için başvurmayarak oynanan oyuna karşı onurlu bir duruş gösterdi.
Kaftancıoğlu adı, halk kültürünün imececi gücünü taşıyan kültür ve ekmek kavgamızda yaşayacak…
ALPER AKÇAM